MAKALELER

Marka Hükümsüzlük Davası
/
1 Yorum
Markanın tescil edilmiş olması, onun her zaman korunacağı anlamına gelmez. Kanunda belirtilen mutlak veya nispi ret nedenlerinden birinin varlığı halinde, markanın hükümsüzlüğü talep edilebilir.

ABAD “ULTRA” Kararı (T-170/23) ve Türk Hukuku Işığında Değerlendirme
Özellikle hızlı tüketim mallarında, üstünlük bildiren tek kelimelik ibarelerin marka olarak korunmasının zor olduğu; bu tür işaretlerin ticari kaynağı göstermekten ziyade promosyon mesajı ilettiği yönündeki yaklaşım hem AB hem Türk hukukunda istikrarlı biçimde benimsenmektedir.

SMS Doğrulama Kodları Üzerinden Açık Rıza Alınması Uygulamalarına İlişkin KVKK’nın 2025/1072 Sayılı İlke Kararı Üzerine Değerlendirme
Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından tesis edilen 10/06/2025 tarihli ve 2025/1072 sayılı İlke Kararı, veri sorumlularının mal ve hizmet sunumu esnasında gerçekleştirdikleri veri işleme faaliyetlerinde "şeffaflık", "belirlilik" ve "özgür irade" ilkelerini yeniden tahkim eden dönüm noktası niteliğinde bir düzenlemedir.

Sieckmann Kararı ve Koku Markalarının Tescil Edilebilirliği Üzerine Bir İnceleme
Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) C-273/00 sayılı Sieckmann kararı, marka hukukunda özellikle geleneksel olmayan işaretlerin tesciline ilişkin grafik temsil edilebilirlik kriterini sistematik bir çerçeveye oturtması bakımından dönüm noktası niteliğindedir. Divan, bir işaretin marka olarak tescil edilebilmesi için temsilinin açık, kesin, kendi içinde yeterli, kolay erişilebilir, anlaşılır, kalıcı ve objektif olması gerektiğini belirleyerek doktrinde “Sieckmann kriterleri” olarak anılan standartları ortaya koymuştur.

İstifa Eden İşçi kıdem Tazminatına Hak Kazanır mı?
Hukuk sistemimizde kural olarak istifa eden işçi kıdem tazminatı alamaz; ancak 4857 sayılı İş Kanunu ve Yargıtay içtihatları, işçinin mağduriyetini önlemek adına bu kurala geniş istisnalar tanımıştır.

Boşanmada Mal Paylaşımı: Aileden Gelen Destek ve Krediyle Alınan Evler
Evlilik süresince edinilen varlıkların paylaşımı, boşanma sürecinin en karmaşık safhasıdır. Özellikle aile büyüklerinden gelen maddi destekle alınan veya taksitleri evlilik içinde devam eden kredili evlerin paylaşımı, milyonlarca liralık hak kayıplarına yol açabilmektedir.

Yoksulluk Nafakası Nedir? Şartları, Süresi, İcrası ve Uygulamadaki Tartışmalar
Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası eşler arasındaki sosyal dayanışmanın bir sonucu olup otomatik olarak bağlanan bir hak değildir. Nafaka talebinin kabulü; yoksulluğa düşme, kusur dengesi ve tarafların ekonomik gücü gibi birçok kriterin birlikte değerlendirilmesini gerektirir.

ORTAKLIKTAN AYRILAN ORTAĞIN MARKA KULLANIM HAKKI: GERÇEK HAK SAHİPLİĞİ VE TECAVÜZ SORUNSALI
Geçmişte birlikte ticari faaliyet yürüten ortakların sonradan ortaklıklarını sona erdirmelerinden sonra ortaklığın tasfiyesi sırasında markanın hangi ortağa bırakıldığı yönünde bir anlaşma somut delil mevcut değilse, eski ortakların birlikte meydana getirip birlikte kullandıkları markanın, ortaklıktan sonra da eski ortakların her biri tarafından kullanılabileceğinin ve bunun, bir diğeri aleyhine markaya tecavüz oluşturmayacağı kabul edilmektedir.

Marka Hukukunda Meslek Adlarının Tescili: Yargıtay HGK’dan Emsal “Eczacı” Kararı Işığında Kapsamlı Analiz
SMK m. 5/1-d kapsamındaki meslek adları, hangi sınıfta olursa olsun (mal/hizmet ilişkisi aranmaksızın) münhasıran veya esas unsur olarak marka tesciline konu edilemez. Bu, kamunun genel menfaatinin özel mülkiyet hakkının önüne geçtiği mutlak bir hükümsüzlük nedenidir.

Mehir Alacağı Davası
Evlilik birliğinin sona ermesiyle tebarüz eden mali uyuşmazlıkların en spesifik konularından biri olan mehir, gerek sosyolojik gerekse hukuki boyutuyla kompleks bir müessesedir. Modern Türk hukuk sisteminde "mehir" adı altında doğrudan bir kanun maddesi ihdas edilmemiş olsa da, bu kurumun hukuki geçerliliği sözleşme serbestisi ve borçlar hukuku genel hükümleri çerçevesinde vücut bulmaktadır.

Ticaret Unvanına Dayalı Önceki Hak Ve Marka Hükümsüzlüğü
Bu çalışmada, ticaret unvanına dayalı önceki hak kavramı; kanuni düzenlemeler, doktrindeki görüşler ve Yargıtay içtihatları ışığında ele alınmakta, özellikle marka hükümsüzlüğü davalarındaki uygulama sorunları ve görüş ayrılıkları akademik düzeyde incelenmektedir.

Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali: YİDK Kararlarının Yargısal Denetimi
Bu çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu bünyesinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından tesis edilen marka kararlarının hukuki niteliğini, bu kararlara karşı açılabilecek iptal davalarının usul ve esaslarını ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde öngörülen yargısal denetim ve uygulanma rejimini incelemeyi amaçlamaktadır.



