|Bizim milletimizin adalet düzeyi,
başka milletlerin adaletinden
aşağı kalamaz.
M.Kemal Atatürk

Marka Hükümsüzlük Dava Dilekçesi

[TARİH]

T.C.

BURSA

NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)

Tedbir Taleplidir.

DAVACI : [DAVACI ADI / TİCARET ÜNVANI]

[VERGİ NO / T.C. KİMLİK NO]

[DAVACI TAM ADRESİ]

VEKİLİ : Av. Meryem AYIK (Adres Antettedir.)
DAVALI : [DAVALI ADI / TİCARET ÜNVANI — MARKANIN TESCİL SAHİBİ]

[VERGİ NO]

[DAVALI TAM ADRESİ]

KONU : Davalı adına tescilli [MARKA ADI] ibareli, [TESCİL NUMARASI] sayılı markanın 6769 sayılı SMK m. 25 uyarınca HÜKÜMSÜZ KILINMASI ve TÜRKPATENT sicilinden TERKİNİ talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

  1. MÜVEKKİL FİRMA VE DAYANAK MARKA HAKKINDA

Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde [DAYANAK TESCİL TARİHİ] tarih ve [DAYANAK TESCİL NUMARASI] tescil numaralı [DAYANAK MARKA ADI] ibareli marka, ([İLGİLİ NİCE SINIFLARI] sınıfları kapsamında) müvekkilimiz [DAVACI ADI] adına tescillidir.

Müvekkil firmamız, [KULLANIM BAŞLANGIÇ YILI] yılına dayanan deneyimi ve köklü geçmişiyle sektördeki başarısını sürdürmüştür. Müvekkilimiz, bu tarihten beri markasını ilgili sektörde kesintisiz olarak kullanmakta olup markanın uzun süreli, yaygın ve kesintisiz kullanımı nedeniyle tescil tarihinden önceye dayanan öncelik hakkı ve hukuki himayesi sabittir.

İşbu davaya konu müvekkil firma markası, [KULLANIM BAŞLANGIÇ YILI] yılından bu yana fiilen kullanılmakta olup bu tarih itibarıyla ilgili sektörde ([SEKTÖR ADI]) tanınmışlık ve ciddi pazar payı elde etmiştir. Müvekkilimizin markası ayrıca TÜRKPATENT nezdinde tescil edilerek SMK hükümleri çerçevesinde koruma altına alınmıştır (Ek-2: Tescil Belgesi).

Bu kapsamda, [KULLANIM BAŞLANGIÇ YILI] yılından itibaren gerçekleşen fiili kullanım ile tescil tarihinden itibaren doğan yasal haklar birlikte değerlendirildiğinde, müvekkilin marka üzerindeki öncelik hakkı ve hukuki himayesi sabittir.

  1. DAVALI MARKASININ HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE İLİŞKİN BEYANLARIMIZ
  2. DAVALI MARKASININ SMK m. 6/1 UYARINCA HÜKÜMSÜZ KILINMASI GEREKMEKTEDİR.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1. maddesi sonraki tarihli bir başvurunun reddi için; (i) markalar arası benzerlik, (ii) ürünler/hizmetler arası benzerlik ve (iii) karıştırılma ihtimalinin mevcudiyetini aramaktadır. Aşağıda açıklanacağı üzere somut olayda bu üç şartın tamamı mevcuttur.

1.1. MARKALAR ARASI BENZERLİK

Davaya konu [DAVALI MARKA ADI] ibareli marka, müvekkilimize ait [DAYANAK MARKA ADI] ibareli marka ile iltibas derecesinde benzer olup müvekkil markasının kapsamındaki birebir aynı hizmetler için tescil edilmek istenmektedir.

Davaya konu marka başvurusu incelendiğinde, başvurunun müvekkilin tanınmış markasında yer alan [ORTAK/BENZERLİK UNSURU] ibaresini birebir aynı/özünde benzer şekilde içerdiği görülmektedir. Bu durumda ihlale konu markanın asli ve ayırt edici unsuru, müvekkilin markasında yer alan [ORTAK UNSUR] ibaresidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.01.2024 tarih ve 2023/588 E. 2024/22 K. sayılı kararında ifade edildiği üzere karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat ile malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun durumu dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Tüketicilerin karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde bağlantı kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir.

1.2. EMTİALAR ARASI BENZERLİK

Davaya konu marka, müvekkilin tanınmış markası ile iltibas derecesinde benzer olmasının yanı sıra, müvekkil markasının kapsamındaki hizmetler ile birebir aynı hizmetler üzerinde tescillidir. Davaya konu marka [İLGİLİ NİCE SINIFLARI] sınıflarında tescil edilmek istenmekte olup müvekkilin markası da aynı sınıflardaki hizmetler üzerinde tescillidir.

Doktrinde de kabul edildiği üzere, markaların kullanılacağı mal ve hizmetlerin türü ne kadar yakınsa, markaların karıştırılma tehlikesi de o kadar büyüktür. Dolayısıyla bu halde iltibasın önlenebilmesi için yeni markanın eskisinden belirgin bir şekilde farklı olması gerekmektedir. (Arkan, Marka Hukuku, C:I s.102)

1.3. HALK ARASINDA KARIŞTIRILMA İHTİMALİ

Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. İşitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından ‘umumi intiba’ olmasa bile, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. (Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 4. Baskı, s.407 vd.)

Müvekkil, hükümsüzlüğe dayanak markasını TÜRKPATENT nezdinde davaya konu markanın tescil edilmek istendiği hizmetler ile birebir aynı sınıflarda tescil ettirmiştir. Davaya konu marka başvurusu, müvekkilin markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olmasının yanı sıra, müvekkilin markasının tescilli olduğu hizmetler ile BİREBİR AYNI hizmetler üzerinde tescil edilmek istenmekte olup bu hizmetler müvekkil şirketin markasının en yoğun kullanıldığı ve tanınmışlığının en yüksek olduğu hizmetleri içermektedir.

Bu çerçevede SMK m. 6/1’de aranan koşulların somut olayda fazlasıyla mevcut olduğu görülmekte olup, davaya konu markanın hükümsüz kılınması gerekmektedir.

  1. DAVALI MARKASININ SMK m. 6/3 UYARINCA HÜKÜMSÜZ KILINMASI GEREKMEKTEDİR.

SMK m. 6/3, markanın gerçek hak sahibini korumakta olup gerçek hak sahibine, o markanın aynısı ya da benzeri için sonradan üçüncü kişilerce yapılan başvurulara itiraz etme ve reddini talep etme hakkı vermektedir.

Marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye aittir. Bu kişiye ‘gerçek hak sahibi’ denilir. (Doç. Dr. Sami Karahan: Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, s.112)

Müvekkil, dayanak markasını gerçekleştirdiği yoğun reklam ve tanıtım çalışmaları ile meşhur ve maruf hale getirmiştir. Dolayısıyla müvekkilin tescilli ve tanınmış markası üzerinde gerçek hak sahipliği söz konusu olup başvuru SMK m. 6/3 uyarınca tüm hizmetler bakımından hükümsüz kılınmalıdır.

  1. DAVALI MARKASININ SMK m. 6/5 UYARINCA HÜKÜMSÜZ KILINMASI GEREKMEKTEDİR.

SMK m. 6/5 kapsamında, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

Müvekkilimizin markasının tanınmışlığına ilişkin bilgiler dilekçe ekinde ayrıntılı olarak sunulmuştur. Müvekkil, [KULLANIM BAŞLANGIÇ YILI] yılından bu yana markasını kesintisiz ve yoğun biçimde kullanmaktadır. Bu kapsamda SMK m. 6/5 uyarınca davaya konu markanın hükümsüz kılınması gerekmektedir.

  1. DAVALI MARKASININ SMK m. 6/9 UYARINCA HÜKÜMSÜZ KILINMASI GEREKMEKTEDİR.

SMK m. 6/9, kötü niyetle yapıldığı anlaşılan başvuruların, itiraz üzerine başka herhangi bir gerekçe aranmaksızın sırf kötü niyet sebebiyle reddedilmesi gerektiğini düzenlemiştir.

Başvuru sahibinin Türkiye’de tescilli ve tanınmış müvekkil markasından haberdar olmaması mümkün değildir. Zira müvekkile ait marka Türkiye’de gerek dijital mecralarda gerek ilgili bölgede yoğun bir tanıtım ve reklam faaliyetine konu edilmektedir.

Nitekim Yargıtay 11. HD’nin 13.10.2011 tarih ve E. 2009/12370, K. 2011/12969 sayılı kararında ‘davacı ürünlerinin, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından bilinmediğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla davalı tescilinin kötü niyetli olduğu’ hükmedilmiştir.

Davalının, müvekkilin markasından ve kullanımından haberdar bir şekilde, müvekkil markasına karıştırılacak düzeyde benzer markayı, üstelik de müvekkilin tescilli ve tanınmış olduğu hizmetler üzerinde tescil ettirmek istemesi, müvekkilin markasının tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç sağlamak amacında olduğunu göstermektedir. Bu itibarla davaya konu marka başvurusu SMK m. 6/9 uyarınca kötü niyet nedeniyle de hükümsüz kılınmalıdır.

  1. DAVALI MARKASININ TTK’NUN HAKSIZ REKABETE İLİŞKİN HÜKÜMLERİ BAKIMINDAN DA HÜKÜMSÜZ KILINMASI GEREKMEKTEDİR.

TTK m. 54 ve devamında haksız rekabet; rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar olarak tanımlanmıştır. TTK m. 55/a-1-2 kapsamında, başkasının malları, iş ürünleri veya faaliyetleri ile karıştırılma yaratacak şekilde davranmak açıkça haksız rekabet olarak sayılmıştır.

Davalı, müvekkilin uzun süredir tescilli ve tanınmış hale gelmiş markasını hukuka aykırı biçimde kullanmak suretiyle piyasada haksız bir avantaj elde etmektedir. Bu durum TTK’nin haksız rekabete ilişkin hükümleri kapsamında da markanın hükümsüz kılınmasını gerektirmektedir.

  1. İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZ BULUNMAKTADIR.

Müvekkilin herhangi bir zarar görmemesi için, davalı adına kayıtlı markaların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesi gerekmektedir. Davalının kötüniyetli bir devir veya temlik yapması halinde markanın sicilde kayıtlı sahibi değişecek ve telafisi imkânsız zararlara yol açılabilecektir.

Bu çerçevede, Sayın Mahkemenizden takdiren teminatsız olarak öncelikle davalı adına tescilli [TESCİL NUMARASI] sayılı [MARKA ADI] ibareli markanın devir ve temlikini önleyici mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur (HMK m. 389 vd.).

HUKUKSAL NEDENLER: 6769 sayılı SMK, Türk Ticaret Kanunu, HMK ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER :

1) Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları (Davalıya ait markaların mahkemenizce TÜRKPATENT’ten celbini talep ederiz)

2) [DAYANAK TESCİL BELGESİ] (Mahkemenizce TÜRKPATENT’ten celbini talep ederiz)

3) [MÜVEKKİL FAALİYET BELGELERİ ve MARKA KULLANIM GÖRSELLERİ] (Dilekçemiz ekinde sunulmuştur)

4) [DAVALI MARKA KULLANIM GÖRSELLERİ] (Dilekçemiz ekinde sunulmuştur)

5) [İHTARNAME ve TEBELLÜĞ BELGESİ] (Dilekçemiz ekinde sunulmuştur)

6) [ARABULUCULUK SON TUTANAĞI]

7) Ticaret Sicil Gazetesi, Keşif, Bilirkişi, Tanık, Faturalar ve Sair Her Türlü Delil

NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla;

1 – – Davamızın kabulü ile talebimiz doğrultusunda ihtiyati tedbire karar verilmesine,

2 – – Davalı adına tescilli [MARKA ADI] ibareli, [TESCİL NUMARASI] sayılı markanın tüm mal ve hizmetler yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,

3 – – Hükümsüzlük kararının TÜRKPATENT sicilinden TERKİNİNE ve Resmi Marka Bülteninde İLAN EDİLMESİNE (SMK m. 25/6),

4 – – Yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz.

DAVACI VEKİLİ

Av. Meryem AYIK

e-imzalıdır

EK:

1) Vekaletname,

2) [Müvekkil Firmanın Faaliyet Gösterdiğine İlişkin Belgeler],

3) [Dayanak Marka Tescil Belgesi],

4) [Müvekkil Marka Kullanım Görselleri ve Belgeleri],

5) [Davalı Marka Kullanım Görselleri],

6) [İhtarname (noter masrafı ile birlikte)],

7) Arabuluculuk Son Tutanağı.

Dilekçeyi İndirmek İçin Tıklayınız :

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

wpChatIcon
x  Shield Security ile WordPress için Güçlü Koruma
Bu Site
Shield Security Tarafından Korunuyor →