|Bizim milletimizin adalet düzeyi,
başka milletlerin adaletinden
aşağı kalamaz.
M.Kemal Atatürk

Sosyal Medyada Fotoğraf Paylaşımı Kişisel Veri Suçu Oluşturur mu?

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2024 Tarihli Önemli Kararının Değerlendirilmesi

Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bireylere ait fotoğraf ve görüntülerin izinsiz şekilde paylaşılması sıkça karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklardan biri haline gelmiştir. Özellikle başkalarına ait fotoğrafların sosyal medya hesaplarından alınarak başka hesaplarda paylaşılması, ceza hukuku bakımından önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir.

Bu noktada Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 24.12.2024 tarihli, 2022/4834 E. ve 2024/8047 K. sayılı kararı, sosyal medya paylaşımlarının **kişisel veri hukuku ve ceza hukuku bakımından nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin önemli bir içtihat ortaya koymuştur.


Olayın Özeti

Somut olayda sanığın, katılanlara ait fotoğrafları katılanların kullandığı Instagram hesabından alarak kendi sosyal medya hesabında paylaştığı tespit edilmiştir.

İlk derece mahkemesi, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesinde düzenlenen “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçunu oluşturduğu kanaatine varmış ve sanık hakkında 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmetmiştir.

Ancak istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesi;

  • Fotoğrafların katılanların herkese açık sosyal medya hesabında bulunduğunu,

  • Sanığın fotoğrafları internet ortamından elde ettiğini,

  • Katılanlara ait başkaca kişisel verilerin paylaşılmadığını

gerekçe göstererek mahkûmiyet kararını kaldırmış ve sanığın beraatine karar vermiştir.


Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Dosya temyiz incelemesi için **Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin önüne geldiğinde, Daire kişisel veri kavramı ve sosyal medya paylaşımları bakımından önemli bir değerlendirme yapmıştır.

Kararda öncelikle Türk Ceza Kanunu m.136 kapsamında korunan hukuki değerin kişisel verilerin korunması olduğu vurgulanmıştır. Buna göre belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilgi kişisel veri niteliği taşımaktadır.

Yargıtay kararında özellikle şu hususlar vurgulanmıştır:

  • Bir kişiye ait fotoğraflar da kişisel veri niteliğindedir.

  • Bir fotoğrafın sosyal medya hesabında paylaşılmış olması, o verinin kişisel veri olma özelliğini ortadan kaldırmaz.

  • Bir içeriğin herkese açık bir sosyal medya hesabında bulunması, üçüncü kişilere bu içeriği başka bir hesapta yayımlama yetkisi vermez.

Dolayısıyla bir kişinin sosyal medya hesabında bulunan fotoğrafın alınarak ilgili kişinin rızası olmaksızın başka bir hesapta paylaşılması, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde yayılması kapsamında değerlendirilebilecektir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Karar No: 2024/8047 | Tarih: 24.12.2024

Yargıtay, herkese açık sosyal medya profilinden alınan fotoğrafların rızasız paylaşılmasını kişisel veri suçu olarak nitelendirdi. “Zaten herkese açıktı” savunması artık geçerli değil.

Kısaca: Yargıtay’a göre bir kişinin Instagram profilindeki fotoğraf herkese açık olsa bile “kişisel veri” niteliğini korur. Bu fotoğrafı izinsiz başka bir hesapta paylaşmak, TCK m. 136 uyarınca “verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme” suçunu oluşturabilir ve 2 yıl 1 aya kadar hapis cezasına yol açabilir.

Neden Bu Karar Önemli?

Sosyal medyada başkasına ait bir fotoğrafı paylaşmak gündelik bir eylem gibi görünse de hukuki sonuçları ağır olabilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 24 Aralık 2024 tarihli kararı, bu alanda kritik bir içtihat ortaya koymuştur: bir fotoğrafın herkese açık bir Instagram hesabında bulunması, o fotoğrafı serbestçe kullanma hakkı vermemektedir.

 Herkese Açık Fotoğraf da Kişisel Veridir

Yargıtay’ın kararında öne çıkan en kritik ilke budur. TCK m. 135 gerekçesine göre kişisel veri, sır niteliği aranmaksızın gerçek bir kişiyi belirleyen veya belirlenebilir kılan her türlü bilgiyi kapsamaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 17.06.2014 tarihli kararında (E. 2012/1510, K. 2014/331) aynı ilkeyi benimsemiştir:

“Herkes tarafından bilinen veya kolaylıkla ulaşılabilir olan kişisel bilgiler de yasal anlamda kişisel veri sayılır.”

Sonuç olarak “Zaten profilinde paylaşmıştı” gerekçesi, kişisel verinin bu niteliğini ortadan kaldırmamaktadır.

Fotoğrafı Başka Bir Hesaba Taşımak “Ele Geçirme”dir

TCK m. 136 gerekçesi, kişisel verilerin başka bir nesne üzerine taşınarak sabitlenmesini — yani istenildiğinde yeniden kullanılabilir hale getirilmesini — “ele geçirme” olarak tanımlamaktadır. Bu tanım kapsamında:

  • Bir fotoğrafı Instagram’dan indirmek,
  • Başka bir hesaba yüklemek,
  • Farklı bir platformda paylaşmak

fiillerinin tamamı “ele geçirme” kapsamında değerlendirilebilir.

Rıza, Kaynak Platformla Sınırlıdır

Bir kişinin kendi Instagram profilinde fotoğraf paylaşması, bu fotoğrafın üçüncü kişiler tarafından başka mecralarda yayılmasına önceden rıza gösterildiği anlamına gelmemektedir. Yargıtay bu hususa açıkça dikkat çekmiştir:

Katılanların kendi hesaplarında yaptıkları paylaşım, bu resimlerin kişisel veri olma özelliğini değiştirmediği gibi üçüncü kişilere katılanların rızası dışında yayınlama hakkı da tanımamaktadır.

Kim Nasıl Etkileniyor? Pratik Sonuçlar

Bireysel Kullanıcılar

Sosyal medyada başkasına ait bir fotoğrafı paylaşmadan önce şu soruyu sormak gerekir: “Bu kişinin açık rızası var mı?” Arkadaşlık ya da tanışıklık ilişkisi tek başına yeterli değildir. Ayrıca platforma göre de ayrım yapmak doğru değildir: fotoğrafı Twitter’dan mı, Instagram’dan mı yoksa Facebook’tan mı aldığınız sonucu değiştirmemektedir.

İşletmeler ve Sosyal Medya Yöneticileri

Marka hesapları için “UGC” (kullanıcı tarafından oluşturulan içerik) paylaşımı özellikle riskli bir alan haline gelmiştir. Müşteri fotoğraflarını yeniden paylaşmak için:

  • Yorumlarda açık izin almak,
  • Doğrudan mesaj yoluyla yazılı onay talep etmek,
  • Lisans veya kullanım sözleşmesi düzenlemek gibi adımların atılması artık bir zorunluluktur.

Medya ve Haber Kuruluşları

Sosyal medyadan içerik alırken haber değeri taşıması tek başına yeterli bir hukuki güvence oluşturmamaktadır. Her olay kendi koşullarında ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın Tartışmalı Yönleri

Bu içtihadın pratikte aşırı geniş bir uygulama alanına yol açabileceği eleştirisi de göz ardı edilmemelidir. Yargıtay da kararın gerekçesinde bu riski fark etmiş ve şu uyarıyı eklemiştir:

“Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilmemesi için somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması gerekmektedir.”

Bu uyarı son derece önemlidir. Kararda şu unsurların ayrıca değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır:

  • Hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı (ör. basın özgürlüğü, kamu yararı),
  • Sanığın hukuka aykırı davrandığını bilip bilmediği veya bilebilecek durumda olup olmadığı.

Sonuç: Sosyal Medyada “Herkese Açık” Artık “Herkesin Malı” Demek Değil

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2024/8047 sayılı kararı, dijital mahremiyetin korunması açısından belirleyici bir dönüm noktasını temsil etmektedir. Bu karardan çıkarılacak temel ders şudur:

Bir içeriğin sosyal medyada herkese açık olması, o içeriği istediğiniz gibi kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Bir kişinin fotoğrafını rızası olmaksızın paylaşmak; tazminat sorumluluğunun ötesinde cezai yaptırımla da sonuçlanabilir.

Sosyal medya platformlarının gündelik hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiği bu dönemde, kişisel veri farkındalığı artık bir tercih değil, hukuki bir zorunluluktur.

Karar Künyesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi | E. 2022/4834 – K. 2024/8047 | Tarih: 24.12.2024

Bu yazı hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır.

Dosyayı İndirmek İçin Tıklayınız :

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

wpChatIcon
x  Shield Security ile WordPress için Güçlü Koruma
Bu Site
Shield Security Tarafından Korunuyor →